Tüyler Ürperten 10 Açıklanamayan Gizemli Olay
Derya Abla
Yardım
Bize Ulaşın
Sıkça Sorulan Sorular
Kahvemvefalim.com Hakkında
Parolamı Unuttum
Kullanıcıadımı Unuttum
KFTPuanı Nedir
Yenilikler Neler?


Yarışmalar
Güzel Söz Yarışması
Fazlalıklardan Kurt...
Kahveyle İlk Tanı...
Fal Sözlüğü






Kahve falı

Tarot Falı

Ücretsiz İskambil Falı

Ücretsiz Kahve Falı

Yıldızname Falı

İskambil Falı

Aşk Uyumu Falı

Baht Falı

Özel Kahve Falı

Melek Falı

Günlük Burç Yorumları

Kahve Falı Sözlüğü

Paylaşım Bölümü

Dert Ortağı

Rüya Tabirleri


Haber Oku
Tüyler Ürperten 10 Açıklanamayan Gizemli Olay
Bu içerik 1152 kez okundu




Binlerce yıldır her dönem insanlığın açıklayamadığı, gizem dolu ve biraz da mistik yüzlerce olay belgelenmiş ve bu belgeler günümüze kadar ulaşmıştır. Kimi olaylar bilim ve mantık çerçevesinde açıklanmaya çalışılsa da bazılarına bilim insanları hiçbir açıklama getirememiştir. Bizler de bu mistik ve gizemli olayları sizler için araştırdık. Tüyler ürperten bu 10 gizemli olay için hazırsanız başlayalım!


1. Rusya’daki Gizemli Radyo İstasyonu: UVB-76


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Rusya’da bulunan UVB-76, Numbers Station adıyla bilinen ve bu şekilde tanımlanan radyo istasyonlarından biridir. Bu radyoda kısa dalga yayınları yapılıyor ve belli bir sırası olan, anlamsız tek hecelik kelimeler, sayılar ve birtakım isimlerin geçtiği sesli mesajlar yayınlanıyor. Her bir heceleme arasında ise 1.5 saniyelik süre oluyor. Radyonun yayında zaman zaman belirsiz insan sesleri duyulması, istasyonda bir insan olup olmadığı sorusunu akıllara getirse de bu radyo istasyonu uzun yıllardır aynı şekilde ve gizemli bir biçimde aynı yayını yapıyor. UVB-76 istasyonunun yeri bilinmemekle birlikte Rus Hükümeti de bu konuda hiçbir açıklama yapmadı bugüne kadar. Mantık çerçevesinde düşünmeye çalışan bazı teorisyenler, bu istasyonun iyonosfer araştırması yaptığını, kimileri ise gizli istihbarat servisi olduğu kanısında olsalar da bu gizemli seslere sahip radyo yayını ile ilgili net bir bilgi kamuoyu ile henüz paylaşılmış değil.


2. Hz. Meryem ve Portekizli 3 Çocuk


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


1917 yılında, Portekiz’in küçük bir köyü olan Fatima köyünde geçiyor bu olay. Köyün dağlarında çobanlık yapan üç çocuk Meryem Ana’yı gördüklerini ve Hz. Meryem’in her ayın on üçünde yanlarına geleceklerini söylediğini belirtiyor. Meryem Ana çocuklardan bir kilise inşa etmelerini istemişti. Ardından tekrar göründüğünde ise çocuklara “İkinizi az sonra yanıma alacağım” demişti. Bu olayın ardından birer yıl ara ile çocuklardan ikisi hayata gözlerini yumdu. Lucia adındaki üçüncü çocuk ise bir manastıra rahibe olarak girdi. Hz.Meryem’in kendilerine üç mesaj ilettiğini söyleyen Lucia, ilk iki mesajı halk ile paylaşır fakat üçüncü mesajı bir zarf içerisinde dönemin Papa’sına verir. Vatikan ise üçüncü mesajı asla yayınlamaz. Hem bu olay hem de halka açıklanmayan üçüncü mesaj bir sır olarak kalır…


3. Şüpheli Philedelphia Deneyi


 


Bu deney, görünmezlik ve moleküllerin bir yerden başka bir yere taşınması yani bir nevi “ışınlanma” ile ilgili bir deneydi ve 28 Ekim 1943 yılında yapılmıştı. Bu deneyde koruma destroyer gemi


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


USS Eldridge birkaç dakikalığına görünmez olmuştu ve bulunduğu yerden tam 600 km uzağa gidip bu süre içerisinde geri dönmüştü. İşin ilginç yönü ise bilim dünyasında çığır açabilecek bu deney hakkında, 1984 yılında deney ile ilgili çekilen bir filme kadar kimse konuşmamış, bilim insanlarının ve hükümetlerin ağzını bıçak açmamıştır. Dedikodulara göre deneyin içerisinde Einstein da vardır ve hatta Tesla Einstein’dan yardım istemiş, Albert Einstein ise bu talebi geri çevirmişti. Deneyin kendisi kadar şok edici bir diğer husus ise deneyle ilgisi olan gök bilimci ve matematikçi Morris Jessup’un 1959 yılında açıklanamayan şaibeli ölümü! Bu konuda tüm işaretler devleti ve dönemin hükümetini ve diğer gizli güçleri gösterse de olayın üzeri bir şekilde örtülüyor ve halen daha belli başlı kişiler dışında araştırması yapılıp insanlıkla paylaşılmıyor.


4. Amerikalı Genç Kadını Kaçıran Uzaylı ve Kamera Kayıtları!


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Bu akıl almaz olay Amerika’nın New Mexico eyaletinde yaşandı. Jeff Norris ve kız arkadaşı Jenna Hawser, uyumak için odalarına çekildiler ve derin bir uykuya daldılar. Fakat gece yarısı Norris, kız arkadaşının yanında olmadığını fark etti. Yataktan kalkıp oturma odasına doğru gelince kız arkadaşı Jenna’yı bir uzaylının kucağında gördü. Uzaylı, Jenna'yı uyur vaziyette iken dışarı doğru taşıyordu. Jeff uzaylının ona ilk etapta dostça yaklaştığını söyledi ve ekledi: “Durumu kaydetmek için fotoğraf makinemi elime aldım ve denklanşöre bastım. Flaş ışığını görünce uzaylı olduğunu düşündüğüm yaratık panikledi ve Jenna ile birlikte çok hızlı bir şekilde evden uzaklaştı ve gözden kayboldular.” Jeff, kız arkadaşı Jenna’dan hala haber alamadığını da belirtiyor ve bu olay halen gizemini koruyor.


5. Piramitlerin Nasıl Yapıldığı Kafanızı mı Karıştırıyor? Bir de Bu Antik Kente Bakın!


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Lübnan’da bulunan Baalbek şehri, Roma İmparatorluğu’ndan da eski, antik bir şehir. Öyle ki Sümer tabletlerinde, bu şehrin daha o dönemlerde antik bir şehir olarak anlatıldığı biliniyor. Bu şehri ilginç ve gizemli kılan durum ise şehrin inşasında kullanılan taşların 20 metreden daha büyük olması! O dönemde bilindiği üzere tonlarca ağırlıktaki bu taşları kaldıracak bir teknoloji bulunmuyordu. Günümüz bilim ve arkeoloji dünyası Baalbek’teki antik yaşamı, tarihi ve o insanları ilginç bir şekilde görmezden geliyor ve bunun üzerine hiçbir akademik araştırma yapılmıyor… Peki antik insanlar bu taşları nasıl ve ne amaçla kaldırıp inşa etmişlerdi bu şehri, işte burası bir gizem!


6. İnsanlık Tarihi Bilinenden Daha Eski Olabilir mi?


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Bu bulgu oldukça ilginç çünkü fosil kayıtlarına göre anatomik olarak çağdaş insan tanımına uyan en eski fosiller Afrika’da bulunmuş ve 195.000 yıl öncesine aittir. Çağdaş tipte Homo Sapiens altürünün ilk ırkı olan Cro-Magnon insanı ise zamanımızdan 50 bin yıl önce ortaya çıkmıştır. Fakat Kanada’da bulunan Axel Heiberg adasında çok enteresan bir keşif yapıldı. Bulunan fosiller arasında insana ait bir parmak bulundu. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ta ki bilim insanları yaptıkları incelemeler sonucunda bu parmağın Creataceus Jeolojik Dönemi’ne yani günümüzden 100 ila 110 MİLYON YIL öncesine ait olduğunu bulana kadar. Gerçekten bu kadar eski mi modern insanın Ataları, bununla ilgili halen çalışmalar devam ediyor.


7. Yeraltından Gelen İnsan Çığlıkları


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Rusya’da gerçekleşen bu olayda, yeraltı tabakalarındaki kırılma seslerini kayda almak için 14.4 kilometre kuyu kazan bilim insanlarının başına gelmiş ilginç ve bir o kadar mistik bir hadise gerçekleşiyor. Derine yerleştirilen dinleme cihazlarına ilk etapta çok cılız ve zayıf birtakım insan sesleri geliyor fakat bilim insanları bunun mümkün olmayacağını düşünerek bu seslerin cihazdan geldiğini düşünüyorlar. Ardından farklı ve daha güçlü bir cihazı derine yolluyorlar ve şoke eden bir gerçekle yüzleşiyorlar. Çünkü yerin altından binlerce ve belki de milyonlarca insanın çığlık ve bağrış seslerini duyuyorlar. Bu gizemli olayın ardından projede çalışan birçok bilim insanı işinden istifa ediyor. Bu olay ise gizemli ve açıklanamayan olaylar arasında yerini alıyor.


8. SS Ourang Medan Gemisi ve Sebepsiz Ölü Bulunan Mürettebat!


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Yıl 1947. Hollanda bandıralı bir gemi, Sumatra açıklarında iki kez yardım mesajı gönderdi. İlk çağrı, “Kaptan dahil herkes öldü” idi. İkinci çağrıda ise mesajı gönderen kişi “Ölüyorum” diyordu. Bu çağrıları alan bir gemi derhal mesajın geldiği gemiye gitti ve gördükleri onları şoke etti. Ourang Medan gemisinde bulunan köpek dahil tüm mürettebat, elleri güneşe dönük bir şekilde ve yüzlerinde şaşkınlık ve korku dolu bir ifade ile ölmüştü. Bir süre sonra bir patlamayla denizin dibine gömülen gemideki bu gizemli olayın sebebi ise günümüzde dahi hala bulunamadı.


9. Edgar Cayce ve Hipnoz Bilmecesi


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


Edgar Cayce, 1800’lü yılların sonunda, hipnoz yöntemi ile uyutulan ve uyku sırasında hastaların hastalıklarına “nokta atışı” teşhisler koyan Amerikalı bir medyumdu. İlk başlarda hipnozla uyutularak “okuma” yapmaya karşı dirense de bir süre sonra bu inadı kırıldı ve tamamen ücretsiz bir şekilde hastalara doğru tahminler yaparak tedavi olmalarını sağladı. Öyle ki Doktorlar Sendikası Genel Sekreteri John Blackburn ve birkaç gözlemci ile seanslar izlenmiş ve bu bilim insanları Bay Edgar Cayce’i resmi olarak danışman ilan etmişlerdi. Cayce’in en ilginç okuması ise yazdığı meşhur dört reçetedir. Bu reçeteleri yazmıştır fakat kime uygulanacağı bilinememiştir; ta ki 48 saate kadar! Reçeteler yazıldıktan tam 48 saat sonra bu hastalıkta 4 kişi gelmiş ve hastalıkları tespit edildikten sonra aslında önceden yazılan kendi reçetelerini almışlardı. Geleceğe dair ön görüleri oldukça kuvvetli olan Bay Cayce, bir başka seansta “Codiron” adlı bir ilaç yazdı fakat böyle bir ilaç piyasada yoktu. Cayce ilacı çıkaran firmanın adını da vermişti. Bu firmayı arayan yetkililer ise telefonda duydukları cümlenin ardından şoka girmişti. Çünkü firmadan gelen açıklama, ilacın formülünün yeni tamamlandığını, ilacı ise henüz piyasaya sürmediklerini belirtiyordu. Edgar Cayce, bu gelecek ön görülerine nasıl ulaştığı sorulduğunda ise şu cevabı verdi: “Herhangi bir insan beyniyle iletişim kurabiliyorum ve beyinlerdeki bu bilgiler sayesinde hastalara teşhis koyabiliyorum. Tüm bunlar ışık hızında ve bir anda gerçekleşiyor.” Bay Edgar Cayce’in bu nokta atışı teşhisleri hipnoz etkisi altında, hastaları görmeden ve doğal olarak muayene etmeden nasıl koyduğu ise 100 yılı aşkın bir süredir hala merak konusu.


10. 50 Milyon Yıllık Tokmak ve Bir Kap, İnsanlık O Kadar Eski mi?


Açıklanamayan Gizemli Olaylar
Açıklanamayan Gizemli Olaylar


1877 yılında Montezuma adlı bir tünel şirketi, California'daki Table Dağı'nda yaptıkları bir tünel çalışmasında 50 milyon yıl önce meydana geldiği tespit edilen bir lav patlamasının ardından meydana gelen lav akıntıları içerisinde bir tokmak ve bir kap buldular. El işçiliği ile yapılmış bu döveceğe ait tokmak 30 cm uzunluğunda, kap ise 10 cm çapında. Bilim insanlarının açıklamakta zorlandığı bu hadise bize şunu gösteriyor ki; 50 milyon yıl önce bir lav patlaması yaşandı ve lav akıntıları orada bulunan bu kap ve tokmağın üzerinden geçti. Asıl soru ise şu: 50 milyon yıl önce insan ya da zeki yaşam formu var mıydı ve bu kapları yapacak kapasitedeler miydi?


 


 


İlginizi çekebilecek diğer haberler
DAHA ÖNCE DUYMADIĞ...
KORONAVİRÜS İLE G...
Fazlalıklardan Kurt...
ÖDEM BELİRTİLERİ...
MANDALA NEDİR? NASI...
Alternatif ve Eğlen...
LEZZETLİ VE PRATİK...
EVDE KOLAYLIKLA YAPA...
TÜM YÖNLERİYLE T...
Aşırı Sıcaklara ...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Kabul Et